Pages

Tuesday, March 30, 2010

Online Social Networking 1


Bu online social networking denen mesele çok boyutlu. Öncelikle neden var? Kendimizi ifade edebileceğimiz, eski arkadaşlarımızı bulacağımız,mevcut arkadaşlarla aktif görüşebileceğimiz,gelişen olaylara karşı tepkimizi koyacağımız, ne zaman nerde kiminle olduğumuzu kanıtlayacağımız bir platform mu? Varoluş sebepleri bunlar mı, bunlarsa hangisi diğerinin önüne geçiyor? Sosyal medya ağlarını kullanıyor olmamızın daha çok sebebi var mutlaka ama bunlar aklıma ilk gelenler. Bu sebeplerden bazıları yaşamın çeşitli anlarında diğerlerinin önüne geçiyor, mesela yeni bir grup insanla tanıştığımız bir ortamı düşünelim bu okulun ilk günü olabilir, ya da yeni bir işe başladığınız gün,o gün onlarca insanla tanışıyorsunuz ve tanıştığınız andan itibaren Sims'de olduğu gibi konuşma balonları çıkıyor kafamızın tepesinde karşımızdaki kişileri kendi yargı sistemimizden geçiriyoruz beğeniyoruz beğenmiyoruz ama o an o insanlarla bir bağ kuruyoruz. Social networking olmasaydı bu onlarca yüzlerce insandan sadece beğendiklerimizi alıp beğenmediklerinizi bırakabilirdik fakat eğer bir social networking sitesindeyseniz bu insanlarla aranızdaki ilişki sonsuza kadar uzanabiliyor. Normalde tanışıp hoşça kal dediğiniz ana kadar var olabilicek bu ilişki bir site sayesinde hep var olabiliyor. Facebook'ta 'friend' oluyorsunuz sırf tanıştığınız için, twitter'da 'follow' ediyorsunuz. Böylece yeni türlü bir sosyalleşme varolmuş oluyor.
Bu blog da peki online social networking sonucunda bunları yazmamı sağlamıyor mu?
Neyse şimdi bununla ilgili bir tweet atıp konuyu rafa kaldırıyorum, yarın devam ederim.

Monday, March 29, 2010

Glee!


Geçen haftadan itibaren Glee bağımlısı oldum!...
Bloglarda okudum, aldıkları ödülleri gördüm ama geçen haftaya kadar pek de canım izlemek istemedi, hem haftalık olarak düzenli izlediğim başla diziler var hem de ne biliym aman aman da ilgimi çekmedi! Geçen hafta izleyecek bir şey bulamadığım bir anda dur ya şu Glee'nin pilotunu izliyim dedim, günde 6 bölüm izleyip resmi bir Glee bağımlısı oldum!!! Bu bendeki önyargı da bence dizinin sırf müzikalmiş gibi algılanmasından kaynaklanabilir, çünkü izlemeye başladığımı söylediğimde arkadaşlarım da 'müzikal mi o sırf işte şarkı söyliyip dans mı ediyolar durup dururken?' filan dediler :) ama yok öyle değil asla normal bildiğin, sevdiğin şarkıları coverlıyolar ama şimdi ben baya önceki bölümleri izlediğim için mi bana eski gibi geliyo bilmiyorum ama çok da son dönemde çıkıp patlamış şarkılar yoktu izlediğim bölümlerde. Rihanna filan vardı ama onun da mesela 3-4 yıllık şarkısıydı, ki bu aralar bir Rude Boy olabilir neden olmasın, ne biliym Gaga filan yok mesela henüz. Tabii daha bitirmedim ilk sezonu ama gördüğüm kadarıyla baya bir heeycan yaratıyor ikinci sezonun yaklaşmış olması bloglarda, youtube'a da season promo'ları konmuş. Bir de head to toe Madonna bölümü gelicekmiş ki efsane olma yolunda ilerleyebilir. Dianna Agron'dan bir Papa Don't Preach bekliyorum.
Daily hotness listeme de bi kaç isim kattı tabii Glee çok klasik izleyen her kız bi Will bir Finn bir Puck aşkıyla yanıp tutuşuyodur ama ben en çok yine alakasız olarak Mike Chang'i oynayan Harry Shum Jr.'a tutuldum, imdb'ye de teşekkür ediyorum kendisini bulmama yardım ettiği için!

>>>> Düzeltme: Glee'de Dianna Agron Papa don't preach'i söylemiş 11. bölümde bölümün adı da Hairography, enjoy!

Monday, March 15, 2010

Türk malı yoo türk malı yee

Türk malı yoo türk malı yee!
Bu aksam Show TV'de Binnur Kaya'yla Şafak Sezer'in yeni dizisi başladı. Şafak Sezer son zamanlarda Vodafone reklamlarıyla iyice hayran kitlesini artırdı, tabii filmleri de var aynı zamanda çokça izleniyomuş onlar da. Binnur Kaya zaten apayrı bir olay, adı geçtiği an diyosun ki bunun muhteşem bir iş olması gerekir, e çünkü Binnur Kaya var içinde, gülmemek mümkün değil, ki kendisini televizyonda görmeyeli youtube'a talim ettik, Şahika vidyoları izledik.
Show TV önce 16 Şubat salı günü yayınlayacağını iddia etti diziyi ama nedense 15 Mart pazartesi dan diye gösterdi.
Göstermeseydi çok bir şey kaybeder miydik? Arada bir kaç şahane espri vardı ama dizinin ilk bölümünü ne yazık ki tutmadım. Yatak sahneleri fazlaca uzatılmış gibi geldi öncelikle,komik bir tarafı kalmadı. Evin iki çocuğu da birbirinden iticiydi, kız özellikle, konuşmaları hip ve güne uygun olsun diye biraz abartmılmış! Evin dayısı ise
işte klasik türk dizisinin çapkın, yırtık, serseri, bir baltaya sap olamamış 28-29 yaşındaki genci. Bu kombinasyonda bir de 'özünde iyi' özelliği de olmalı ama bu karakterde onu pek göremedik bildiğin uyuz bi tipti.
Komşular en bir şahane, muhteşem, harika yeni evli çift, dolayısıyla uyuz oluyorlar o kadar harika oldukları için senaryonun hesabına göre ama bence yine de dizide uyuz olunabilicek çok daha başka karakterler var.
Bu kalabalığa bir de iş yerindeki insanlar ekleniyor ki bence çook gereksiz bir karakter fazlalığı ne kattı diziye bu akşam bu karakterler anlamadım ki!
Şahane espriler vardı arada bunu kabul etmem lazım.
Temennim gelecek haftalarda şahane esprilerin artıp, gereksiz ağır aksak sahnelerin yok olup, dizinin silkinip kendine gelmesi.
Yoksa yazık olur Şafak Sezer'le Binnur Kaya'ya.